Erkeklere fazla mı değer veriyordum acaba? Ya da kendime hiç. Bilmiyordum ki o zaman kendine değer vermezsen kimsenin sana değer vermeyeceğini. Hayatımızda da hep aynı şeyi yapmıyor muyuz? Karşı tarafa kendinden o kadar çok veriyorsun ki. Karşı taraftan azıcık sevgi, saygı isteyince ve karşılığını alamayınca bunu bana nasıl yapar diye kurup kendini hasta ediyorsun. Benim en büyük niyetimdi o zaman beni seven, değer veren birinin karşıma çıkması. Hep hayalimdi bir gün karşıma çıkacak kırlardan rengarenk çiçeklerle gelecek ve bana beni sevdiğini söyleyecek.

BİR AĞUSTOS GÜNÜ

Masada bir dilim kek.

Pencereden içeri giren o toprak kokusu.

Hiç sesleri kesilmeyen ağustos böcekleri.

Yalnızım, sandalyeler boş, koltuklar boş.

Gazetede hep kötü haberler ve tv de bir b. Yok.

Kalbimde derin bir yara.

Yalnızlık yüreğimde bir hançer misali.

Yalnızlık üzerime üzerime geliyor.

Yok mu be sesimi duyan, beni gören.

Nefes alamıyorum, konuşamıyorum, düşünemiyorum ve susuyorum hep susuyorum.

Hep susuyorum, hiç konuşmuyorum.

Sadece yazıyorum. O’nu şiirlerde yaşatıyorum.

Elimde bir defter sayfası, bir de kalem. Ve ben O’nu seviyorum.

O’nu hiç görmedim ama O var ve ben O’nu bekliyorum.

Bir gün gelecek kırlardan rengarenk çiçeklerl,

Bir gün gelecek önünde kocaman umutlarla,

Bana sımsıkı sarılacak.

Seni hiç bırakmayacağım diye haykıracak.

Sevinçten gözleri dolacak.

Gerçekten sevecek beni her halimle.

Mahsun, hırçın, neşeli, umutlu, umutsuz, gülerken, ağlarken, mutlu, mutsuz, sinirli, sakin, pijamalarımla, saçım başım dağınıkken ya da çok güzelken

Ben de O’nu seveceğim.

O’nun yanında mutlu ve huzurlu olacağım.

Bu sefer hayallerim hiç yıkılmayacak. Çünkü O hep yanımda olacak.

O gülerken yüzünde güller açacak, ben böyle olduğumda bahar gelecek, kışta bile, kar yağarken bile, ağaçlar tomurcuk verecek, fidanlar uzayacak, güneş hiç batmayacak?

Öperken havalarda uçacağım, yüreğimde bayram sevinci.

Hiçbir şey söylemeyeceğim, düşünmeyeceğim masumca O’na sarılıp sadece sıcaklığını hissedeceğim.

Kafamı omzuna koyacağım ve orada bir bebek gibi uyuyacağım.

Dokunduğunda mest olacağım,

Konuştuğunda hayran kalacağım,

Geldiğini kokusundan anlayacağım.

O benim her şeyim.

Evimde bir sinema, bir biblo, gitardan çıkan büyülü ses, koltuğum, sandalyem, huzurum, varlığımı var eden, yemek yediğim tabak, su içtiğim bardak, şevkatiyle saran bir anne, koruyan kolluyan bir baba, aldığım nefes, damarlarımda dolaşan kan

O benim her şeyim.

Evimin direği,

Yatağımı ısıtan,

Vazolarımı güllerle süsleyen,

Başımı göğsüne koyup uyuduğum.

O hiç bitmeyecek bir şey.

Her zaman yaşayacak kalbimde, hayalimde, rüyalarımda, içimde, her yerde, gerçekte ve şu an parmağımda takılı yüzükte.

Hayalimi gerçekleştirdiğin ve her zaman yanımda olduğun için teşekkürler ALİ’m ve seni seviyorum var olduğun için (10 Ağustos 2000)