Eksik olana, hataya, birilerinin yanlış yapacağına inanan ve değiştirmeye çalışan bir düşünce sistemidir. Hayat onlar için korku, endişe, öfke ve nefret üzerine kurulmuştur. Geçmişe tutunan, geleceğe güvensiz, korkuyla adım atanlar egonun tuzağına düşmüşlerdir. Aynı zamanda ego bir nimettir. Ego nimeti, bilincinizin ilerlemesi için geliştirilmesi gereken bir basamaktır. Bu kimlik, sizi kitlelerden ayıran ve eşsiz durmanıza olanak tanıyan bir faktördür. Fakat bu kimliğin altında yatan özünüzü unutursanız işte o zaman hayatınızı boyunca mutsuz ve tatminsiz bir birey olarak geçirirsiniz. Çünkü ego yetinmez daima fazlasını ister. Bir kez başarısız olursan bunu sana mal eder ve beynini kemirir.
Ego kimliği , kişide üç ila altı yaşlarında gelişmeye başlar. Psikologlar buna “fert olma” diyorlar. Fakat egonuz siz değilsiniz unutmayın. Sadece içinizde konuşan ve hiç susmayan bir canavar. Güç o değil sizsiniz.
Ego , doyumsuz, kendine güveni olmayan ve kurnaz bir karakterdir. Öncelikli motivasyonu kibirdir; daha çok, daha iyi, daha büyük, en iyiyi ister. Egonuz, korkularınızdır ve bu korkuyu gerçek kılmak için elinden gelen her şeyi yaptırır.
Ego ,değişimden nefret eder. Gelişime direnir. Kontrolün hep kendisinde olmasını ister. Zaten nefese gelmeden önce direnen danışanları çok iyi anlıyorum. Çünkü içindeki egoları hep onları kandırmaya çalışır. Ne gereği var sen zaten böyle mutlusun. Zaten ne değişecek ki ve böyle uzar gider. O hep rahat olmak ister ve bir rutin dahilinde devam eder.
Ego hep haklı olmak ister. Örneğin sürekli kocasına eşim çok öfkeli diye etiket yapıştıran bir kadın var. Ve bunu o kadar çok tekrar ediyor ki. Adam muhtemelen öyle olmasa da kadının yanında öfkeli oluyor. Sonra bir arkadaşının yanında adam öfkelendiğinde arkadaşına dönüyor ve diyor ki bak ben sana demiştim. Hiç yabancı gelmiyor değil mi?
Ego mantıktır ve sözde korumaya, kollamaya çalışır. Sen ne kadar plan yaparsan yap eğer niyetin belliyse evren sana zaten o niyetin ile ilgili gerekeni yapacak ve işaretlerini sunmaya başlayacaktır. Egon ne kadar kontrol etmeye çalışırsa akıntıya o kadar kürek çekersin.
Kontrol edebilir misin sen güneşi, ayı, yağmuru, karı, düşen bir yaprağı Eğer arıyorsan hazineyi, aşkı, önyargıyı, korkuyu, kontrolü bırakmak gerekir. Çünkü hazineler yıkıntıların altındadır.Her şer gibi görünenin ardından bir hazine çıkar. Bu yüzden korkma yoluna devam et ancak o zaman bulabilirsin AŞK’ı.
Ego nun dışına çıkmak istiyorsan onu şaşırtmalısın. Her gün aynı yere koyduğun bir eşyanın yerini değiştir. Farklı kitap oku, farklı müzik dinle, buz gibi su da duş al. En sevdiğin kıyafetten, küpenden vazgeç, tarzını değiştir. Onu bir basamak olarak kullan. Onu itme sahiplenme de. Sadece ötesine geç. Bu onu delirtir. Bu arada ona evet haklısın de. İşte o zaman o devasal egon görünmeyecek kadar küçülecektir.
Unutma güç sensin, o değil.



